yahya's notes (16) 

Please wait...
Sorry, the note you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't post your note right now. Please try again later.
To post a note you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off notes.
Sorry, we can't delete your note right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of notes that can be posted in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to post notes disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish posting your note.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To post a note, sign in with your Windows Live ID (it's your Hotmail, Messenger, or MSN account). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up


SAHTE NAMUSLULAR
Sözüm ona namuslular. Namusun ne olduğunu, ülkücülüğün ve
ATATÜRK’ÇÜLÜĞÜN ne olduğunu bilmeyenler, dinle hiç alakası olmayanlar;
Bu kelimeleri kullanarak birçok cahilleri kandırma olanağı sağlarlar. Onların
Gıda kaynakları da, korkak olup temiz gözüken cahillerdir. Tufan, Engin gibi
Birçok arkadaşım hakkında karalama kampanyası başlattıkları gibi, çeşitli isim
Altında benim alanıma da sızarak benim hakkımda da bir sürü terbiyesiz yazıtlar
Yazdılar.Bu terbiyesizler, ağza alınmayacak küfürler kullandılar. Namuslu kesildi
Bu sözde namuslular. Bir çok korkak kız öğrenciler demeyeceğim, cahil biçareler
Onlara sığındılar. Daha sonra küfürler yediler. Ne kadar alanı olduklarını bir birleri ile çatıştıklarında yazdılar. Sinan denen şahıs, bu isim altında alanıma girerek arkadaş oldu. Alanımı çıplak resimlerle doldurdu. Aynı Sinan isminin yalnız kurt’a
Dönüştüğünü gördüm. Sözün kısası, aynı kişi. Bayan ismini de kullanarak başkası
İmiş gibi birbirine çatarak kavga yapar gözükürler. Alanımdan aile resimlerini alarak
Benzer alanlar açarlar. Ör.( anti cesuryurek.) işte bunların dini, milliyetçiliği, ATATÜRK’ÇÜLÜĞÜ. Ne ilgisi var. Bunlar, öz bağlarımızı kullanan bir iki sapıktan başkası değil. Ben bu sapıkları değil, bunları arkadaş olarak alanlarında saklayan gerçek korkak sapıkları kınıyorum. Yazışmalarından bazı örnekler alt kısımdadır.
İsim vermeyenceyim. Ey namus fukarası sözde zamane arkadaş olanlar. Sizde aynı sınıfta görüyorum ve sizide naletliyorum. Yazıklar olsun size.
Bunun yanı sıra bazı korkaklar beni silmemişler amma, benim alanlarına yorum bırakarak o kişilere yakalanmamaları için alanlarını bana kapatmış durumdalar. Kapatmalarına gerek yok. Benim kişiliğimi bildikleri halde, uyuz itlerden korkarak alanlarını bana kapatanları zaten siliyorum. Bazı arkadaşların alanlarını onların ele geçirerek onların ağzından yazı yazdıklarını da biliyorum. Kendi itirafları üzerine diyorum. Sanal alan, ne olacak iyiler kadar bir çok sapık ta
Bulunmakta. Mert arkadaşlarıma dikkatli olmaları ve bilhassa bu şer ocaklarından uzak durmaları tavsiyesinde bulunurum sevgiler bizden arkadaşlarım.
CESURYUREKLER.
Oct. 7
( 10. KÖYDEN SELAMLAR )


KENDİNİ BİLMEZLER

Ahlaktan yoksun, aşağı kompleksine sahip kişiler devamlı olarak kendilerinden
üstün kişileri karalamak ve çamur atmak kompleksine başvururlar. Bu defalarca olmuş bir
psikolojik olaydır. Aynı olay defalarca olduğu gibi, şimdide arkadaşlarıma yapılmaktadır.
Herkes şunu iyi bilsin ki, arkadaş listemde bulunan bütün arkadaşlarım çağdaş, milliyetçi
ve ATATÜRK DEVRİMCİSİ arkadaşlardan oluşmaktadır. Bunlara dil uzatanların bir şeyi
ispatlaması gerekir. Onların seviyesine düşmemeye kararlıyız. Bu tip insanlar, kendi
seviyesi arkadaşları ile muhatap olsalar daha iyi olur kanısındayım. Bütün arkadaşlarım,
bu psikolojisi bozuk sapıklara uymayacağı kanısında olduğumu belirtir; sevgilerimizi
yürekten bildiririz.
izm. tem.Cesuryurekler
May 1



CESURYUREK



SELAM ARKADAŞLARIM.
Sanal alanda bana gelen arkadaşlarımın ziyareti iadesine
gidiyorum. Bazı arkadaşlarımın maalesf alanları ve yorum
yerleri kapalı olmakta. Bazı arkadaşlarımın konuk saifesine
çirkin yazılar bırakılmakta. Bunları yapanlar, birkaç kişiden
ibaret sokak çocukları diyeceğim. Alanınızı kapatmak yerine,
arkadaşlarınızı iyi seçerek, yalnız arkadaşlarınıza açabilirsiniz.
Başkasının alanına dahi kötü kelime yazanları silerek, onları
kendi karekterleri ile baş başa bırakabilirsiniz. Şuna eminim ki
bu çocuklar, Tv. lerde oynayan dizilerin etkisi altında kalan ve
kendilerini o nların yerine koyan zavallılardır. Resimleride o
karekterlerden alıp kullanmaktadırlar. Yabancı arkadaşlara
gıpta etmekteyim. Maalesef onlarda bu kadar yok. Siz çağdaş
ve ileri görüşlü arkadaşlar olarak, alanınızı devamlı açık ve
arkadaşlarınızla fikir paylaşmaya ve yararlanmaya devam edin.
Önemli olan, ülke konularını ve güzel şeyleri verimli bir şekilde paylaşmak, Güzelliklerin deyerini yaşamaktır. Kötüleri
görünce, bana yazmıyor diye ses çıkarmamak iyi deyildir.
Sevgilerimle bütün arkadaşlarımın iyi günler içerisinde ve
arkadaşlar arasında saygılı olması dileklerimi bildiririm.

(TORTUM ŞELALESİ)


I love you,my friend & thank your Friendship

Apr. 16
( 10. KÖYDEN SELAMLAR )






GERÇEKLER

Yalan ve aldatmalar. Gücünü kaybetmiş, gelir getiren ekonomi ve kitleri’ni satmış

Bir devletin biçare hükümeti, bütün zorlukları gizleyerek bolluk gösterdi. Rüşvetler

Dağıttı. Kanunları korumak gerekirken, yasaları bizzat kendisi çiğnedi. Birçok vali,

Kaymakam, savcıları cumhuriyeti ve devletin değil, kendi partisinin elemanı yaptı. Dev

Let mallarını yandaşlarına peş keş çekti ve bolluk gösterdi.

Mart 29 son gün. Nisan ayı ortalarında bütün gerçekler ortaya çıkacak. İktidarın

Oy kaybı yok derecede olsuda az olacak veya olmayacak. Nisan ayından itibaren, halk yinede ezilmeye başlayacak amma nafile. İş işten geçmiş olacak. Emekli ezilecek. İşsizler ordusu çoğalacak. İktidar bu suçu çok eski iktidarlara yükleye bilir. Kazandıkları bana

Sekiz yıl yetmedi diyebilir. Ey sayın cefakar halkım. Üzülme! Hak eden karşılığını görür.

Şunu unutma ki, sizde hak edenlerdensiniz. Onlar kendiliğinden gelmediler. Sizler getirdiniz. HZ. Hükümetiniz ne yaparsa doğru yapar. Nenize gerek sizin devlet. İngiliz mandası altında yaşamanın iyi olduğunu sizler söylediniz.

ATATÜRK DEVRİMCİ VE MİLLİYETÇİLERİ bu yaşantıyı kabullenemez. Yakında partilerini kurup, iktidarı ele geçirecektir. İşte o zaman güçlü devlete doğru ilerleyeceğiz. Şunu bilin ki, sizin gibi düşünenlere bu ülkede yer verilmeyecektir. İşte o zaman T.C. rahat bir ortama kavuşup, süper devletler arasında yerini alarak saygınlığını artıracaktır. Bunu TÜRKİYEM TOPLULUĞU sizler gerçekleştireceksiniz. Saygılarımızla.

izm. tem.Cesuryurekler
Mar. 23
( 10. KÖYDEN SELAMLAR )


SAHTEKAR DÜRÜSTLER.

Beyinleri yıkanmış mı diyeyim bilmiyorum. Küçücük çıkarları için mi? Onu da bilmiyorum. Onu ancak kendileri bilirler. Ben sadece şunu diyorum ki, ülkeler ve toplumlar, böylelerinin olduğundan dolayı geri kalan ülkeler ve toplumlar oluşur. Bunlara riayet etmeyen toplum ve ülkeler ise, ilerler ve çağı yakalar. Örneğin, İSRAİL ve biz TC. 1960 LI yıllarda devlet olarak kurulan İSRAİL, en modern araç ve gereçleri icat eder ve yapar. Bin yıllık kökenimiz olan, 1923 yılında cumhuriyeti kuran bizler ne yapıyoruz? 1938 yılından sonra, LAİK’LİK ilkesinden ödünler vererek duraklamaya başladık. Kanla ve canla kurtardığımız toprakları ilk olarak MENDERES zamanında pazarlamasını yaptık ve ABD. ye pazarladık.. ÖZAL dönemi, (babalar gibi satarım) diyerek, satılmaya başlandı. ERDOĞAN iktidarı döneminde ise, ekonomimiz, bankalar Telekom, TÜPRAŞ, kısacası gelir getiren her şeyimiz satıldı. ATATÜRK’ÜN kendi parası ile aldığı YALOVADAKİ ATATÜRK ÇİFTLİĞİ dahi, kanunlar çiğnenerek ARAP ŞEYHLERİNE pazarlandı. ATATÜRK dönemi kazanılanlar ye ye birmez oldu. Bazı kendini bilir, başkalarını bilmez bilenler daima ihracat şu kadar arttı der dururlar. Nedense bunun karşılığı olan İTHALATTAN ve aradaki açıktan hiç bahsetmezler. İşlerine gelmez. Halkımızın hepsini bilinçsiz vurdum duymaz bilirler. Kendilerini çok bilinçli bilen bilinçsizler. LAİKLİK devlet işlerine din’in alet edilmemesi, din ve vicdan hürriyeti olduğunu açıkça belirtir. Amma bu dinci kesim, dinsizlik olarak niteler. Çünkü din üzerinden sömürü yapıp çıkar sağlayamazlar.( DİNCİ: dini kullanarak ve alet ederek, çıkarları uğruna her şey yapan kesim. Aslında din düşmanı) bu günkü siyasetçilerimizin büyük bir kısmı ise, LAİK’LİK adı altında Laikliğe ihanet etmekteler.

Alanıma bir arkadaşımız yorum sahifesine yorum bırakmış. Beni kızdıracağını belirtmiş. Neden kızayım veya hakaret edeyim. Sadece acırım. Çünkü, yukarı kısımda İSRAİL’DEN bahsettim ve sonunu şimdi getiriyorum. Sizin zihniyetleriniz yüzünden o beğenmediğiniz İSRAİL’E TÜRKİYE muhtaç durumunda. İcatlar onlara ait, sömürülmek bize. Bu vesile ile ne dersen de, yiğidi öldür amma hakkını ver derler ya.

Tarikatçılara ne demek gerekir. Bizim inancımız Müslümanlık dinidir. Peygamber efendimizin yaymış olduğu kutsal dinimiz. Peki sizin tarikatlarınız bu dinden ayrı ise, açıkça belirtin. Diyanet işleri görevini yapıyor mu? Bana göre hayır. Partiler kuran kursu açacakmış. Ülkemizde bir tane kuran öğreten kurs var mı? Bana göre yine hayır. Ezberletenler var amma öğreten hiç yok. Kuran’ın ne demek istediğini öğreniyorlar mı? Hayır. Beyler, gerçekçi olalım. Battık ve iyice batıyoruz. MHP. Yi IRKÇILIKLA suçlayanları ise, nefretle kınıyorum. ATATÜRK milliyetçilerini kınayanları da üzülerek kınıyorum. Her ikisi de aynıdır. Ülkemizin birlik ve bütünlüğünü korumak, sevmek, ulusumuzu en ön planda görmek suç ise, bırakın bizler öğleyiz.

TÜRKİYEM TOPLULUĞUNA sevgiler ve saygılar diyorum.

izm. tem.Cesuryurekler.
Feb. 21
( 10. KÖYDEN SELAMLAR )



BİLİNÇLİ TOPLUM HUZURLU TOPLUMLAR

OLUŞTURUR.

Sivil toplum kuruluşları oluşması, gerçekleri tam olarak yansıtmaz. Bilinçli olmayan toplum kuruluşları, zor karşısında dağılmaya veya susmaya mahkumdurlar. Muarız taraf, bu kuruluşların yönetimine taraftar sokmasını rahatlıkla yapar. Bilinçli toplum kuruluşları ise, seminer verilerek eğitilir ve bilinçlendirilir. Bunun örnekleri görülmüştür. Örneğin, ASO başkanı sayın SİNAN AYGÜN çok haklı çıkışlar yaptı. Bunu susturmak çok kolay oldu. Şimdi ise sesi çıkmıyor. Sebebine gelince, arkasında bilinçli örgütünün olmam ayışıdır. En kuvvetli sivil toplum kuruluşu ise, sendikalardır. TÜRK-İŞ, BAYRAM MERAL yönetiminde tamamen öz benliğini kaybetti. Dönem başbakanı sayın ÇİLLER’İN randevu verip, arka kapıdan çıkıp gitmesi ve bu duruma TÜRK-İŞ yönetiminin tepki göstermemesi olmuştur. Sendikaların görevi yalnız toplu iş sözleşmesi değildir. Siyasete etkinliğini bilinçli bir şekilde yansıtması da gerekir. Devletimizde çalışan üç milyon üzerinde işçimiz bulunmaktadır. Sendika göstergelerinde ise, iki milyon civarında üye gözükür. Gerçek arandığında ise bu sayı. Yalnızca beş yüz bin civarında seyreder. Bunun 190 bin kişisi, TÜRK METAL SENDİKASI’NIN bilinçli üyesidir. DİSK DENEL BAŞKANI merhum KEMAL TÜRKLER dönemi, işçiler eğitilirdi. Son zamanlara kadar devam etmiştir. TÜRK-İŞ’E bağlı sendikalarda ise, PETROL-İŞ ve TÜRK METAL sendikası seminerler vererek bilinçli bir kitle oluşturdular. CUMHURİYET VE ATATÜRK ilkelerine bağlı, milliyetçi yurtsever, laik düzene sahip çıkan bir toplum oluştu. Devlete sahip çıkan başkanları sayın MUSTAFA ÖZBEK’İN haksız yere politik nedenlerle tutuklanması sonunda ne oldu? Bütün üyeler desteklerini sürdürüyorlar. Emeklisi ve işsiz kalanları dahil, ÖZBEK’İN arkasındalar ve arkasında olmaya devam edecekler. Diğer sendikalar buna bilinçli olmadıkları için, PETROL-İŞ haricinde sessiz kalmayı eylediler. AVRASYA TÜRK METAL SENDİKASI FEDERASYONUNA bağlı ve 29 milyon mevcutlu sendikalar kınama yaparken, ülkemizde bulunan sözde federasyonlar sessiz korku içerisinde beklemekteler. BİRLEŞİK METAL SENDİKASI BAŞKANI ise, utanmadan ( Mustafa Özbek gibi sendikacıdan utanıyoruz ) diye demeç veriyor. Bu, yönetime yaltakçılıktan başka birey değildir. Ve nefretle kınıyoruz. Bilinçli tabanı olsa idi, bunu protesto eder ve istifa ederlerdi.

Yalnız sendikaların değil, bütün kitle örgütleri aynı statsıya tabidir. bunun önderliğini TÜRK METAL yapacağına eminiz. TÜRKİYEM TOPLULUĞU, sonuna kadar CUMHURİYETİN SAVUNUCUSU ve ÖZBEK İN DESTEKÇİSİDİR. Saygılarımızla.

izm. tem.Cesuryurekler.

Feb. 16
( 10. KÖYDEN SELAMLAR )



BÖYLESİNE NE DAMELİ

Bir Cuma akamı idi. Televizyon kanallarını gezerken, ART. Televizyonunu ziyaret ettim. Saat 22_15 te, ceviz kabuğu programını olduğunu gördüm. Saat henüz 22_oo idi. Kanal B yi açtım. TRT 1- DE program yapan sayın bayan BANU AVAR Hanımefendiden bahsediyordu. BANU AVAR, Habercilikte gözünü budaktan sakınmayan mert bir yorumcu olduğunu biliyorum. TRT. televizyonundan kovulacağı belli idi. Evet tahminim doğrultusunda, kovulmuş. ART. Televizyonunda göreve başlayacakmış. Çok sevindim. Tekrar ART. Kanalına geçtim. HULKİ BEY’İN konukları yazar ÜMİT ZİLELİ ve akit gazetesi yazarı eski savcılardan sayın NUSRET ÇİÇEK. DAVOS zirvesinden bahsedilirken sayın ÇİÇEK, rahmetli devlet adamı ECEVİT’TEN bahsetti.( KLİNTİN’İN Karşısında ceketinin önü kapalı duruyordu. ABD. nin her dediklerine boyun eğdi. ERDOĞAN’INDA aynısını yapması mı gerekirdi.) diye laf etti.

Söz alan sayın ZİLELİ, gereken cevabı verdi ve çiçeği kınadı. Bu arada ismini vermeyeceğim bir SP. Eski FP.li bir partili telefonla katıldı. O kadar tarafsız ve doğru konutu ki taktir etmemek elde değil. Eski fazilet partisi milletvekili: ( ben o heyetin içerisinde idim. Sayın merhum ECEVİT’İN, bir çocukla dahi konuşurken saygınlığını asla bozmayacağını her şahıs bilir. Onun yapısı böyledir. Ben baka partidenim diye, iftira atıp karalamak, insanlığa ve benim mizacıma sığmaz. ABD. ki o toplantıda sayın ECEVİT’E çok baskı uygulandı. ECEVİT ise politik yönden restini çekti ve kabul etmedi. Bu IRAK konusu idi. Geldik. ABD. TÜRKİY’EDEKİ İŞ BİRLİKÇİLERİ İLE ECEVİT KOVALİSYON’UNU Dürmeyi başardılar. Nitekim kendi emirlerini yerine getirecek hükümeti oluşturup, IRAK İŞGALİ’Nİ

Bildiğiniz gibi gerçekletirdiler. Sayın ERBAKAN’IN Libya çadır meselesine gelince, bunu tertipleyende bu günkü CUMHURBAŞKANI sayın GÜL idi. Bunların niyetleri başkaymış ve o art niyetleri gerçekleşerek TÜRKİYEYİ bu günkü duruma getirdiler.)

Eski savcı ve bu günkü akit gazetesi yazarı çiçek bu konuşmaya sessiz kalmayı eyledi. Bende, acaba savcılık döneminde verdiği kararları ne şekilde verdi diye merak ettim.

SEVGİLER VE SAYGILAR TÜRKİYEM TOPLULUĞUNA.

izm. tem.Cesuryurekler.
Feb. 8
( 10. KÖYDEN SELAM )



NELER OLDU

NELER OLACAK

İlk olarak IRAK HAREKETİNDEN başlayarak gelelim. ECEVİT’İN koalisyon hükümeti ABD. nin körfez harekatına sıcak bakmayınca, bu hükümeti düşürmek için faaliyete geçildi. Başarıldı da. OSMANLI HANEDANLIĞI döneminde hazır yemeye alışmış halk, kolaylıkla kandı ve plan gereği AKP iktidar oldu. IRAK HALKI üzerinde yapılan bölücü harekat, başarıya ulaşmıştı. İkinci körfez harekatı yapıldı. Bir buçuk milyon Müslüman halk katledildi. Erkeklerde dahil, bir çok kişinin ırzına geçildi. Üstelik bir kısım görsel yayın bunları gösterdi. Aradan zaman geçti, Mehmetçiğimizin başına çuval geçirildi. Ses yok. Çıkarlar uğruna ABD. ve İNGİLTERE ırak’ı işgal etti. Ses yok, el altından yardım var. Sümerbank, Türk Telekom, Pektim, Gibi hassas değerler yabancılara satıldı. Ses yok. ABD ve AB. İstekleri doğrultusunda ve çıkarları için amma, yurdumuzun zararına kanunlar değişti. Orduyu yıpratma harekatları başladı. Bölücü mihrakların sesi çıkmaya başladı. ERGENEKON senaryosu yapılarak, bölücülerle çarpışıp yurdu koruyan Mehmetçiklerimizin komutanları, vatan haini olarak tutuklandı. Bölücüler ve aranan hahamların iftira dolu sözleri, delil sayıldı. Yargı bağımsızlığı yok edilerek, faşizm doruğa çıktı. Yasalar kağıt üzerinde kaldı. Seçim yaklaştı. Ne yapmak gerek. Torbalarla dağıtılan erzak’ı diğerlerde yapabiliyor. Kaynağı belli olmayan beyaz eşya dağıtılmaya başladı. Diğer taraftan da iş yerleri kapanıyor, işsizler ordusu çoğalıyor. DİYANET İŞLERİMİZİN yapması gereken işlere de El atmaya başladılar. LAİKLİK ismi dursun, o yasada çiğnendi. KURAN KURSLARI vaatlerinde bulundular. Yeni bir ey gerek iktidara. Tamam. DAVOS fatihi yaratalım. Nitekim oldu. Ne oldu peki? İktidar, seçimi kazanması için AB. Ve ABD. çıkarları doğrultusunda hazırlanan plan gereği sert çıktı. Peki, aydın kitle diyemez mi: arkadaş, askerimizin başına çuval geçirildiğinde; IRAK’TA bir buçuk milyon insan katledildiğinde sesin neden çıkmadı. Güney doğuyu İsrail ülkesine ağabeylerinin isteği doğrultusunda satmadın mı? ( yanlış anlaşılmasın. Oradaki çıkış hazırlanmış bir senaryo olmasa, aynen katılırım. Amma senaryo. Karşılama töreni bunu açıkça belli ediyor. Gecenin üçünde hazırlanan kişiler, karşılama yapıyor.

Bayanlarda iyi çalışıyor. Gezerek propagandaları eksik bırakmıyorlar. ( kız bak pirinç, yiyecek, beyaz eşya, kömür veriyorlar. Oyumuzu bunlara verelim) diyorlar. Amma kapanan fabrikalardan, satılan kaynaklarımızda, işsizliğin doruğa çıkmasından bahseden yok. Gerçi alternatif var mı? Yok. Hepsi birbirinin aynısı değil mi? Bu düzene karşı çıkanlar ERGENEKON CU olmuyor mu? Sayın SİNAN AYGÜN’Ü ve nicelerini susturdular. Vatan sevgisinden başka bir suçu olmayan sayın MUSTAFA ÖZBEK nerde ? içerde. Kolay gelsin FAŞİZM. bunun adı demokrasi’yse, kahrolsun böyle demokrasi.

TÜRKİYEM TOPLULUĞUNA SEVGİLERİMLE.

izm. tem.Cesuryurekler.
Feb. 6
yazan:

Gerçek arkadaş, gerçek dost, arkadaşına sonuna kadar
sahip çıkan ve yanında olandır. arkadaşına bir iffet attıldığı
an, onu terkeden dostun, düşmandan farkı yoktur. bunların,
kendilerine dahi faydası olmadığı gibi, fitnenin içerisine düşme
ve çıkmazda olacakları kaçınılmaz olur.
gerçek dost ve arkadaşlarla, iyi günler dilerim, canım arkadaşım.
Feb. 5
( 10. KÖYDEN SELAMLAR )


CEVAP VERİLMELİ

Densizliğin bu kadarı da fazla. Bunlara böyle konuşma imkanını kim hazırladı? Birisi çıkıyor, (dilimizi tanıyıp televizyonumuzu açtılar, yakında topraklarımızı da verip, Kürdistan’ı TANIMA ZORUNDA kalacaklar) diyor. TBMM. Üyesi sayılan AYNA, konuşmalarında kan kusuyor. Kendilerini FİLİSTİN, yüce TÜRK ULUSUNU ise, İSRAİL’E benzetiyor. Bre cahil AYNA, TÜRK ULUSU asırlardır var olan, üç kıta da at oynatan yüce bir ülkeyle, var olmalarını TÜRK ULUSUNA borçlu olan kırk yıllık devleti nasıl bir tutarsın? Bu aldatmaca tuzakları zamanında demokrasi kisvesi altında hazırlayanlar acaba farkındalar mı? Yapılan bu hareketler, İSRAİL’İN FİLİSTİNE yaptığından aşağı bir hakaret mi?

Bu imkanları hazırlayan bu meclis, halen daha hatasını anlamadı mı?

Yazıklar olsun bu meclise, yazıklar olsun kanunlarımızı değiştirenlere.

Benim dediğim doğrudur diyip, AB. Ve ABD. kuklaları halen daha anlamıyorlar mı? Yoksa, SÖZDE KÜRDİSTAN devletini el altından tanıdınız mı? Bu konuşmalara neden cevap verilmiyor. Onun içinde özgürlük var, konuşabilir mi diyeceksiniz? O dediğiniz özgürlüklerinizin bir sınırı yok mu? Bizi ilk önce kendi devletimiz ve ulusumuz ilgilendirir.

AYNA bölücüsüne de sesleniyorum. Aydın ve ileri görüşlü KÜRTLER sana öğle bir tokat atacak ki, sende şaşıracaksın terörist militanı. Senin dediğin hudutları, OSMANLIYI ARKADAN VURAN ERMENİ teröristleri de kendi sınırları içerisinde gösteriyor. Senin kimden olduğunu KÜRT KARDELERİMİZ çok iyi biliyor. KÜRT DEDİĞİN kardeşlerimizi güneydoğuda korkutarak başarı sağlayacağınızı tahmin ediyorsan, yanılgıdasın. Nerde ve ne zaman bir devletiniz vardı? KÜRT- TÜRK birbirleriyle evlenmiş, kanları bir birine karışmış ayrılmaz şekilde perçinleşmiştir. Pervasızca AB. Yaltaklığı yapıp gündem değiştirenler, tarih önünde hesap vermeye mecbur kalacaklar. Uyan sayın başbakan uyan, gereken sert cevap verilecek gerekli yer burasıdır. Hatanı lütfen düzelt. 301 ci maddenin sakıncalı yapılan yerlerini anlaman gerekiyor.

Saygılar TÜRKİYEM TOPLULUĞUNA.

İzm. Tem. Cesuryurekler.
Feb. 2
( 10. KÖYDEN SELAMLAR )



UNUTTUNUZ MU?

OSMANLININ son döneminden başlarsak, YEMEN çöllerinde, İngiliz ve Fransızlarla bir olup bizi arkadan hançerleyen Arap ülkelerini unutmayalım.İstiklal savaşımıza karşı çıkıp amerikan ve ya İngiliz mandası altında yaşayalım diyenleri unutmayalım. CUMHURİYETİN ilanında okur yazar sayımızın yüzde bir olduğunu

Unutmayalım. ATATÜRK’ÜN okuma hamlesini başlattığında, kız çocuklarının okumasını günah diyenleri, ve okumayı mecbur tutanlara kızdıklarını unutmayalım. İlk okulun 3 yıl olduğunu ortaokul mevzunlarının eğirtmen olarak görev yaptığını bu zor koşulları nasıl atlattığımızı unutmayalım. İlk vatan topraklarının yabancıya MENDERES döneminde satıldığını, bunu ÖZAL ve ERDOĞAN’IN devam ettirdiğini, en büyük vurgunların bu dönemlerde yapıldığını hatırlayalım.daha neleri hatırlayalım biliyor musunuz? Yakın döneme gelelim. GÜMRÜK BİRLİĞİ ile nasıl kandırılıp sömürüldüğümüzü. HUKUK’UN baskı altına alındığını, ERDOĞAN’IN oğlunun askere gitmemek için çürük raporu aldığını, ve aynı zatın, ehliyetsiz olarak kullandığı otosuyla bir yayaya çarptığını, o vatandaşın öldüğünü, bunu ört bas ettiğini, askerimizin başına çuval geçirildiğini ve devlet olarak sessiz kalındığını unutmayalım. Hakimler ve savcılar yüksek kurulu devreden çıkartılarak, hukukun yok edildiğini, kanunlar çiğnenerek ERGENEKON adı altında kanuna aykırı bir şekilde hareket edildiğini.

Baskı altında olan kanun adamlarının, DENİZ FENERİ olayını dile getirmediklerini, DOKUNULMAZLIKLARIN kürsü dokunulmazlığı hariç kaldırılacağını söz verip kaldırmadıkların unutmadık. Şaibeli ve soruşturması olan birçok sanığın vekil sıfatıyla sorgulanmadığını, TRT ŞEŞ adı altında kurulan resmi yayın organının yasaya aykırı olduğunu biliyoruz.aslında DAVOS ta olmamamız gerektiğini biliyoruz. Başbakanın DAVOS davranışını destekliyoruz. Amma! DAVOS’A gitmemesi gerektiğin ide biliyoruz şöyle bazı şeyleri unutanlar olabilir lakin, unutmayanlarda olduğunu hatırlatmak istedim. Hiç af edilmeyecek durum ise; VATAN TOPRAKLARINI SATANLAR VE ONLARI DESTEKLEYENLER. TARİH, ONLARIN CEZASINI BİR GÜN NUHAKKAK VERECEKTİR. Bilmem yanlışımı konuşuyorum. Ben böyle bilirim ve unutmayacağım. Sevgilerimle halkım.

Tür.Top. İzmir Tem. Cesuryurekler.

Feb. 1
( 10. KÖYDEN SELAM )


CUMHURİYET’E SALDIRI

Takip ediyoruz. Yani, kendisini tele vole, dedikodu gibi programlara empoze etmeyip, devleti merak eden vatandaşlarımız için diyorum. Bir tarafta anayasaya aykırı olarak açıktan açığa bölücülük propagandası yapan ve bölücü örgütü savunan ve temsilcileri olduklarını ifa eden guruplar. Bir taraftan devlet mallarını seçim için rüşvet olarak peşkeş çeken politikacılar. Bir taraftan laiklik ilkelerine aykırı icraat yapan politikacılar. Bir taraftan özgürlük adı altında bölücülükleri yayıp, cumhuriyet ilkelerini yok etmeye çalışanlar. Bu ana kadar saydıklarım çok rahat bir şekilde hareket etmekte. İsmi, cumhuriyet savcısı olan görevliler ise, bunları görmüyorlar. Daha önemli konularla ilgilenmekteler. Onların uğraştıkları kitleler ise kimler? TÜRKİYE CUMHURİYETİNE sahip çıkanlar, ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARINI korumaya çalışanlar. CUMHURİYETİN VAR OLMASI İÇİN ÇABA GÖSTERENLER. SÖZÜN KISASI; ATATÜRK MİLLİYETÇİLERİ. Bunlar teker teker yakalanarak göz altına alınıp, yıllardır tutuklu olarak yatmaktalar. Adeta, CUMHURİYETTEN öc alınmakta. Düşünün, o devrin ordunun en önemli makamlarında görev almış generallerimiz. MGK. Genel sekreterliği yapmış paşamıza varıncaya kadar. En ünlü onursal CUMHURİYET BAŞ SAVCIMIZ KANADOĞLU dahi evine baskın düzenlenenler içerisinde. Şayet fikir ve düşünce özgürlüğü var ise, bende bu savcıya ILIMLI İSLAMCI savcı deme içimden gelmekte ve o şekilde inanıyorum. CUMHURİYETTEN açıktan açığa öç almakta. Sayın BAYKAL, Yaptığı hatadan dolayı özür dilemesi gerekir. ERDOĞANIN suçunu af ve başbakan olması onun eseridir. Yanlış hareketler yurdumuzu bu duruma getirdi. Parti kapatma çok büyük bir kandırmacadır. İsimler hata yapamaz. Kapanan parti yerine diğer bir isimle yenisi açılır. Asıl suçlu olan kişiler ömür boyu men edilirse, hak yolunu bulur. Bu fiiliyatı yürürlüğe koymayanlar, kendilerinden mi korkuyorlar. Cumhuriyetin kurulmasına karşı çıkanların çocukları, bu gün açıkça cumhuriyetten öç almaktalar. Aydınlarımız, aydın fikirli generallerimiz göz altında. Bölücülük meclise kadar girmiş durumda. Yargı işgal edilmiş. Yargının tamamen yok olduğunu her şahıs bilmekte. Yöneticiler, kendi aleyhine verilen kararları ne şekilde protesto ettiklerini açıkça görüyoruz. TSK. Lerinden halk ümidini kesmiş. Esas görevi cumhuriyeti koruma olan TSK. Leri, cumhuriyet sallantıda olmasına ve üst yüzey emekli komutanları haksız yere göz altına alınmasına rağmen, teslimiyetini belli etmekte. Önemli olan vatan sa, gerisi teferruattır kelimesi nerede kaldı. Tutuklanması gerekenler dışarıda, vatanı savunanlar ise içerde. Uyu mehmet’im uyu.

ATATÜRK MİLLİYETÇİLERİ! Başkalarından önce kendi cumhuriyetimizi düşünelim. Cumhuriyet sallantıda. TSK. Derin uykuya dalmış. 1960 ın albayları gibi albaylara ihtiyaç mı var diye düşünüyorum.

TÜRK MİLLETİNİN EN SON BUNUNDA ÜSTESİNDEN GELEREK

CUMHURİYET DÜŞMANLARINDAN HESAP SORACAĞINDAN EMİNİM. TANRI, TÜRK ULUSUNU İLALEBET KORUSUN.

SEVGİLER VE SAYGILAR. CESURYUREKLER.
Jan. 7
İsrail ile en çok işbirliği yapan hangi hükümet?

Bomba, kan, gözyaşı...
Filistinli Müslümanlar, yeni yılı yine yukarıdan tepesine yağan bombalarla karşılıyor.
Dünya tarihine ‘soykırıma’ uğrayan mazlum bir ırkın mensupları olarak kendilerini tescil ettirenler, buldukları ilk fırsatta ‘Yahudi’ olmamaktan başka hiçbir suçu olmayan insanları binlerce yıldan beri yaşadıkları topraklardan söküp atmak için alenen ‘soykırım’ uyguluyorlar.
Bütün kâfirler ve onlara ‘dostluk’ edenler, sanki bir olmuşlar, ‘bombaları’ yağdıran zalimleri kınamak yerine, ‘suçu’ o bombalarla paramparça olan mazlumlarda arıyorlar.
Bombalar, yalnızca Filistinlilerin değil, ‘onların şahsında’ bütün müslümanların tepesine yağıyor.
Peki İslam dünyası ne yapıyor?
Ne yazık ki, hiçbir şey olmamış gibi, sırtının üzerine yatmış, horul horul uyuyor.
Saldırıları önce ‘insanlık suçu’ olarak nitelendiren BOP Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan, ardından alelacele Suriye, Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan’ı kapsayan bir Ortadoğu turuna çıktı.
Peki bu gezi kimin adına düzenleniyor?
Türkiye’nin mi, yoksa BOP’un mu?



* * *




Bir zamanlar, Filistin’de ‘bir tek insan’ ölse ortalığı ayağa kaldıran sözde İslamcılar, şimdi habire yemlendikleri için kendilerinden saydıkları iktidarı sıkıntıya sokmamak için, sus pus oldular.
‘İslamcı’ geçinen gazetelerin yazarları, ‘asker’ üzerinden ateş edip, Türkiye’nin İsrail ile ‘askeri işbirliğinde’ çok ileri gittiğini yazıp çiziyorlar.
Hiçbir Allah’ın kulu çıkıp da sormuyor:
Türkiye’de, bugüne kadar tam 60 hükümet geldi geçti.
Bu 60 hükümet içerisinde, İsrail ile ‘en büyük işbirliği anlaşmalarını’ yapan hangi hükümet?
Enerji ile ilgili sessiz sedasız yapılan ‘milyar dolarlık’ anlaşmaların altında kimlerin imzası var?
Dünyanın ‘kendine yeten’ yedi ülkesinden biri olan Türkiye’nin ‘tohumuna’ varıncaya kadar bütün tarım politikaları kimler tarafından İsrail’e teslim edildi.
GAP bölgesindeki verimli azariler, hangi hükümet tarafından İsrail firmalarına satıldı?
Neymiş efendim, Erdoğan kızıyormuş?
Külahıma anlatsınlar.



* * *




Türkiye’de kendilerini ‘en hakiki Müslüman’ olarak tanıtanlardan tuzu kuru olanlar, zaman zaman ‘üç dinin merkezi’ olarak bilinen Kudüs’ü ziyaret edip, yine ‘üç dinin buluşma noktası’ olarak bilinen Mescid-i Aksa önünde ağlayıp, dua ediyorlar:
- “Allahım bu mübarek mabedi bir gün yeniden Müslümanlara nasip eyler, bu kutsal şehri keferenin zulmünden kurtar.”
Peki aynı kişiler, Türkiye’ye dönünce ne yapıyorlar?
Saksı gibi art arda dizilip, yüzde yüz Müslüman olan bir coğrafyada, Adana’da, Hatay’da, Ankara’da, ‘cami’, ‘kilise’ ve ‘havra’dan müteşekkil, üç dini temsil eden ortak ibadethane açanlara alkış tutuyorlar.
Buna da ‘hoşgörü’ ve ‘diyalog’ diyorlar.
Sonra çıkıp, Mekke’nin fethini kutluyor.
Mekke’nin fethi sizlere mi kaldı ulan.
Siz kimsiniz, ‘fetih’ kim.
Zübükler.



* * *




Ey ‘İslam’ın onuru’ adına, yaşadıkları toprakları terk etmeyerek, ‘canları’ pahasına şanlı bir direniş mücadelesi yürüten yapayalnız kardeşlerimiz.
Sizlere asla layık olamadık.
Affedin bizleri.



http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=6557
Jan. 1
Yahudi cesaret madalyalı İslam mücahidi

Adı: AJC (ABD Yahudi Kongresi)
1906’da New York’ta Yahudi bankerler tarafından kuruldu.
Misyonu: İsrail devletini kurmak ve Siyonizm’i dünyaya egemen kılmak.
Dünya Musevi Örgütleri’nin çatısı olan AJC sadece Siyonist önderlere layık gördüğü cesaret madalyasını kuruluşundan beri ilk kez bir Müslüman’a verdi.
Peki kim midir bu Müslüman?
Bütün gençliğini “Kahrolsun İsrail” diye bağırarak geçiren Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Adı: ADL (Anti Deformation Launge)
Yahudilerin ABD’deki bir diğer büyük örgütü.
Başkanı Abraham Foxman, Recep Tayyip Erdoğan’a üstün hizmet madalyasını takarken onu Musevilerin ebedi dostu olarak ilan etti.
Bu sütunu izleyenler Foxman ismine yabancı değil, çünkü Abraham efendi bu satırların yazarı ile hemşerisi Tayyip Erdoğan’ın yakın ilişkisini bitiren adamdır.
2001 yılında, yani AKP’nin kuruluş aşamasında Abraham Foxman İstanbul’a gelmiş, Erdoğan ve Gül ile gizlice buluşarak Dünya Yahudi Cemaati’nin AKP’ye vereceği desteği taahhüt etmişti. İşte bu gizli buluşma bu satırların yazarı tarafından kaleme alınarak o dönem Ankara temsilciliğini yaptığı Star’a manşet yapılmış ve Erdoğan da bu manşet üzerine bizi aforoz etmişti.
Soruyorum size, siyasal İslamcı güruh tarafından Morrison lakabıyla onlarca yıl hedefe oturtulan Süleyman Demirel’e bile verilmeyen bu Yahudi madalyalarının bir önemi ya da anlamı yok mudur?
Varsa Tayyip Erdoğan’ın takındığı o sözde Filistin yanlısı tavır ve tutumlar hiç inandırıcı olabilir mi?
Ne yani, Filistin’e sempati duyanların kakalarını bile izleyip tahlile sokan İsrail, Tayyip Erdoğan takiye yapıyor da fark mı edemiyor acaba?
Güldürmeyin beni, AJC ve ADL birini bu biçimde madalyalarla kucaklamışsa onun misyonu ortada demektir.
Buradan hareketle bu madalyaları alan birinin Gazze katliamı edebiyatlarını yapmasının zerre bir değeri ve inandırıcılığı olamaz.
Bir insan hem Yahudi madalyalı hem de Hamas sevdalısı nasıl olabilir?
Gelelim Başbakanımızın Ortadoğu turuna:
Yapılan açıklamaya göre Erdoğan Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan’a gidecek!
İyi de Gazze’yi bombalayanlar bunlar değil ki!
Katliamı durduracaksan ya İsrail’e ya da sevgili Hasan Demir’in dün yazdığı gibi ABD’ye gitmen gerekmiyor mu?
Öyleyse çıkılan bu sefer tamamen gösterişe, yani hamasete endeksli olmuyor mu?
Aklınca zerre yaptırım etkisi olmayan bu gezilerle Gazze katliamı bağlamında toplumumuzda oluşan gazı alacak ve sempati toplayacak!
Hatırlayın benzer şeyleri Rusya’nın Gürcistan işgali sürecinde görmüştük!
Sahi Başbakanımızın büyük gürültülerle sunduğu Kafkas Paktı girişiminin sonucundan haberi olanınız var mı?
Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür öyle mi?
Yazık ya...
Koca bir ülkeyi yıllardır tiyatroyla yönetmenin tarihi vebalini de mi düşünmezler bunlar!
Sen hamaseti ve nafile Ortadoğu turuna bırak da Gazze’de şehadete eren bebelerin hatırına şu Yahudi madalyalarından birini iade etsene!
Hadi etsene!..




EMANET MESELESİ...
Pandar Paşa ve Bahçeli’nin istifası!
Telefonda MHP’nin eski Genel Sekreteri Nursafa Pandar var. Şunları söylüyor Pandar general: “Beni Sayın Bahçeli’ye öneren ve tanıştıran sayın Sabahattin Çakmakoğlu’dur. Doğrudur, genel sekreterliğe geliş süreci benim için sürpriz olmuştur. MHP’den istifa etmem ise odadan kovulmam sebebiyle değil, seçim sonuçları sebebiyle kendimi başarısız görmemdir. Ben seçimin ertesinde genel merkezde, sonuçlar, yani mağlubiyet ortada hepimiz çekilmeliyiz dedim ve istifa dilekçemi verdim. Benimle beraber sayın Süleyman Sazak da ayrıldı. Devlet bey hiç unutmam o gün, ben de partiyi emanet edecek birini bulduğum an bir dakika beklemem ayrılacağım demişti. Aradan yıllar geçti hâlâ ayrılmadı. Bunun takdirini kamuoyuna bırakıyorum. Devlet bey insan olarak mükemmeldir, dürüsttür, ama siyaset ayrı iş. Görüyorsunuz belagatı yok.”




YARIŞ BAŞLIYOOOR...
Gökçek için geciken açıklama!
Bu satırlar erken baskıya girdiğimiz için dün 14.00 sularında kaleme alındı. Erdoğan’ın yaptığı açıklamaya göre AKP’nin Ankara adayı bugün açıklanacak. Peki kim midir bu aday? Özel bilgilerim ışığında söylemeliyim ki bu isim kesinlikle Melih Gökçek’tir. Peki ama madem Gökçek aday yapılacaktı onun günlerce böyle bir konuma sokulması doğru mudur? Melih Gökçek gibi bir dönem Keçiören’de olmak üzere 4 dönem Ankara’da başkanlık yapan ve gerçekten fenomen olan birine bu yapılan haksızlık değil midir? AKP ve Tayyip Erdoğan’ın Gökçek’e karşı verdiği güvensizlik görüntüsü abartmıyorum en az 5 puana tekabül etmekte ve Melih bey işin başında adeta ezik ve mağlup gibi bir imajla yarışa girmektedir. Peki bu hal onun yarışı kaybettiği anlamına mı geliyor? Hayır... Göreceksiniz Ankara’da müthiş bir düello ve yarış olacak.




TASFİYE Mİ...
Sabah’ta, Erdoğan-Gül kavgası!
Ergun Babahan’ın istifası Sabah Grubu’ndan Abdullah Gül’cüleri tasfiye startıdır. Malum Babahan geçmişte yazılıp çizildiği gibi Sabah’a Abdullah beyin tavassutuyla genel yayın yönetmeni olmuştu. Geçen zaman içinde Sabah’ın Genel Müdürlüğü’ne Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak atanmıştı. İşte bu atama sonrasında genel müdürle yayın müdürü arasında gizli bir çekişme oldu. Genel Müdür Albayrak bir süre işleri Ergun’un alt kadrosuyla götürdü ve Babahan’ın konumunu havada bıraktı. İş o hale geldi ki Ergun adeta kukla duruma düştü ve bunun sonucu olarak da dün istifasını verdi. Bana sorarsanız ortada sürpriz bir şey yok. Ergun ve onun gibiler AKP kesimi için Truva Atı’dır ve bir süre kullanılıp atılırlar. Göreceksiniz diğer gazetelerde de zaman içinde benzer şeyler olacak.



http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=6555
Jan. 1






HAYAL GÖRENLER.

Bir çok arkadaşlarımdan meyil ve fotoğraflar geliyor. Bu meyil ve fotoğrafları başka arkadaşlara göndermem yazmakta. Ne diyeyim ki? Şunu anlıyorum ki, bu arkadaşlarım benim yayınladığım blokelerimi ne okumuş, nede resimleri incelemişler. Bunları detaylı olarak mart 2008 de belgeleriyle yazıp yayınladım. Bu arkadaşlarım geç dahi olsa, uyanmaları dahi iyiye yorumlanır.

Şunu vurgulamak isterim. Ülkemiz ne durumdadır? Sözü inandırıcı durum damı, yoksa sadece konuşan bir ülke durumunda mı? Yurdumuz bugün adım adım Filistin’in düştüğe duruma doğru gitmekte. Gerçekleri görelim. Maalesef yöneticilerimiz gerçekleri saklamakta. İSRAİL ile bir çok anlaşmalarımız var. Bugün casus uçaklarımızı onlara yaptırmaktayız. Buna benzer birçok askeri araç ve gereçler, Yahudilerden sağlanmakta. Sözün kısası, Yahudilere muhtaç bir durumda olduğumuzu saklamaktalar. Halkımıza konuşulanlarla, icraat tamamen başkadır. Biz, böyle kişiler tarafından yönetiliyoruz. Bu bakımdan ben hiçbir zaman KAHROLSUN ABD. AB. İSRAİL demem. İlk önce, KAHROLSUN ABD. AB. İSRAİL İŞ BİRLİKÇİLERİ demek, en doğrusu değil mi? Çok yakında HEPİMİZ FİLİSTİN OLDUK demeğe az kaldı diyebiliriz. Hızlı adımlarla o uçuruma gidiyoruz. Teşke aynı duyarlılığı KIBRIS- KERKÜK-MUSUL-ERBİL-VAKIFLAR YASASI-KURUMLARIN SATILMASI- VATAN TOPRAKLARININ SATILMASINA karşı göstersek. Bütün kazandıklarımız bitti. Şimdi ise vatan topraklarını satarak günümüzü geçiriyoruz. Tıpkı FİLİSTİN’İN UYGULADIĞI gibi. İşte FİLİSTİN o şekilde yok oldu ve 1960 larda İSRAİL o şekilde kuruldu. Unutmayalım ki, İSRAİL’İ tanıyan ilk devletlerden biriside TÜRKİYEDİR. Din kardeşlerimize elbette sahip çıkmamız gerekiyor. Amma önce can, sonra cihan. Aynı uçuruma bizde gidiyoruz. Benim vurgulamam bu. Arap ülkelerinin sesi dahi çıkmıyor. Bu arap din kardeşlerimiz aynı oyunu İngilizlerle yemen çöllerinde bize de oynadılar. Bizlerde din kardeştik. Amma İngilizlerle beraber olup arkadan TÜRK ASKERİNİ hançerlediklerini unutacak değiliz. Bizler her şeyden önce TÜRK ULUSUYUZ. Din başka bir şey, ulus başka bir şeydir. Bunu bir birinden ayırdığınız an, her şey çözülür. İSRAİL’İN HUNHARCA YAPTIĞI SOYKIRIMI KINIYORUM. AMMA, AZERBAYCAN HOCALI SOYKIRIMINIDA KINIYORUM. LAÇİN VE ÇEVRE İLLERİN İŞGAL ALTINDA BULUNMASINI, SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMINDAN ÖZÜR DİLEYEN SAHTECİLERİDE KINIYORUM. HALKIMIZA YANLI BİLGİ VEREN, VATAN’DAN ÇOK PARTİ MENFAATLARINI DÜŞÜNENLERİDE KINIYORUM VE ULUSUMUZA SEVGİLER SUNUYORUM.



BU RESİMLER MART 2008 DE ALANIMDA YAYINLANIP, BLOKEMDE MEVCUTTUR.



Cesuryurekler.
Jan. 1
( 10 . köyden selamlar. )
Selam İNSANLARA ve
Gerçek DOSTLARA
Canım dostlarıma selamlar. Sayın arkadaşlarım. Alanım, siz arkadaşlarıma daimi olarak açıktır. Arkadaşlarım haricine kapalı. Sebebine gelince, bazı kişileri biliyorsunuz. Bunlar sadece üç kişi. Değişik isimlerde alanlar açarak, terbiyesizce yazılar yazmaktalar. Bu sebepten dolayı, alanımı yalnız arkadaşlarıma açmış bulunuyorum. Bazı arkadaşlarım ise, bunların lafına kanarak onlar gibi alanıma yazı yazmaktalar. Benim alanımı ve bloklarımı iyi okuyun. Vatan ve millet yararına olmayan tek yazım var mı? Benim yazılarım kimlere dokunur. Bana kızıyorlar, sen neden bizim alanımıza gelip yazmıyorsun diye. Ben hakaret dolu şeyler yazarsam; onlar gibi olmam mı? Çok sevdiğim DÜZOVALI TUNCAY arkadaşımız da aynı şekilde yazmış. Sordum iletiyle. Ne oldu ne yapmışız? Diye. Cevaben ( senin diğer alanlarından yapıyorsun ve bazılarda sende arkadaş.) diyor. Benim üç alanım var. Üç alanımda da ismim yazar. EFE DAYI ALANI. Diye. Başka alanım yok. Varsa o alanlara yazın.dedim. şunu da ilave ediyorum. Bende kayıtlı bulunan arkadaşlarım, her ne sebepten olursa olsun, başkalarının alanına hakaretli kelime yazarsa, kesinlikle arkadaş sahifemden silerim. O tip kişiler benim arkadaşım olamaz. Benim başka alanlara yazdığımı gören varsa, lütfen o yazıtımı kopyalı yarak alın sahifeme getirin görelim. İftira atmak ne Müslümanlığa nede TÜRKLÜK ve insanlığa yakışır.
Sizlere sevgiler diyorum. Cesuryurek.

Dec. 24